Dünyadan Kesitler #1

Ütopya Yazarı: Sevda Coşkun

Photo by ben gursky on Pexels.com

Güneşin dünya gezegeninin bir yarısından uzaklaşmaya başladığı saatlerde küçük bir kız çocuğu dizlerine sarılarak oturmuş, odasının penceresinden kızıllaşan gökyüzünü seyrediyordu. Kirpiklerinde takılı kalmış bir damla gözyaşının düşmesi için yorgun gözkapaklarını hafifçe kırpıştırdı. Az önce yaşadığı olayların etkisiyle hızlanmış olan kalp atışları normale dönmeye başlamış ve nefes alışverişleri yavaşlamıştı.

 O adam yine gelmişti. Annesi onun için “baban” diyordu ama o adam, arkadaşlarının baba dediği insanlara hiç benzemiyordu. Babasının nasıl gülümsediğini, onun elini tutmanın nasıl bir his olduğunu hiç bilmiyordu. Hakkında bildiği tek şey nadiren uğradığı evlerinin duvarlarından yankılanan bağrışlarıydı. Bugün evin tahta kapısından gelen sert ve hızlı vuruş seslerinden onun geldiğini anlamıştı. Böyle zamanlarda olduğu gibi annesi yine ondan odasına gitmesini istemişti. Odasının bir köşesinde oturmuş minicik kollarını bedenine sararak adamın gitmesini beklemişti ona saatler gibi gelen dakikalar boyunca. Çarpan kapının sesinden adamın gittiğini anlamıştı. Boş bakışlarla bir noktaya bakan annesin yanına koşarak gitmiş ve gider gitmez annesinin kızaran gözlerini ve yüzünde az önce olmayan morumsu lekeleri fark etmişti.

Giden güneşin ardında bıraktığı renkleri izlerken bu yaşadıklarını düşünüyordu küçük kız. Kulaklarına dışarıda oynayan çocukların, arabaların ve kuşların sesi gelse de duyduğu tek ses beyninde yankılanıp duran bir düşüncenin sesiydi: “Keşke böyle bir dünya olmasa, keşke böyle bir dünya olmasa…”

Photo by Jeffrey Robb on Pexels.com